İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu (m. 417) uyarınca, işçinin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali sonucu meydana gelen iş kazalarında işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu doğabilir.
İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?
İş kazası sonrasında yapılan bilirkişi incelemesinde, kazanın meydana gelmesinde işverenin (gerekli eğitim/ekipman eksikliği, denetim yetersizliği) ve işçinin (varsa) kusur oranları ayrı ayrı belirlenir. İşveren kusuru bulunmasa dahi, iş kazasının işin yürütümü sırasında meydana gelmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sağladığı güvenceler bakımından yeterlidir; ancak tazminat talepleri bakımından kusur oranı belirleyicidir.
Tazminat Kalemleri
İş kazası geçiren işçi veya vefat halinde yakınları, işverenden şu kalemler bakımından tazminat talep edebilir:
- Maddi tazminat - Tedavi giderleri, kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplanan ileriye dönük gelir kaybı.
- Manevi tazminat - Kazanın işçide ve yakınlarında yarattığı acı ve üzüntü karşılığı.
- Destekten yoksun kalma tazminatı - Kaza sonucu vefat halinde, ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları için.
SGK'nın Sağladığı Haklarla İlişkisi
Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası geçiren sigortalıya geçici/sürekli iş göremezlik ödeneği ve gerekirse rücu yoluyla işverenden tahsilat gibi haklar sağlar. Ancak SGK'dan alınan bu ödemeler, işverenin hukuki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; SGK'nın karşılamadığı zarar kısmı için işverene karşı ayrıca tazminat davası açılabilir (rücu ve tazminatın "zenginleşme yasağı" ilkesi çerçevesinde mahsup edilir).
Sonuç
İş kazası tazminatı, kusur oranının doğru tespiti ve zarar kalemlerinin (maddi, manevi, destekten yoksun kalma) eksiksiz ortaya konmasına bağlı, teknik bilirkişi incelemesi gerektiren bir süreçtir.
Lawyer Services'in Dilekçe Oluştur aracıyla iş kazası tazminat davanız için kaynak destekli bir dilekçe hazırlayabilirsiniz.